TELAFFUZKELİMEANLAM
allowing:tecviz
allowing that:tut ki
allowing extenuating circumstances:hafifletici şartlar göz önünde tutulacak olursa
allowing to be played:oynatma



[ son aranan 10 kelime: kafası yalnız bir şeyle meşgul olan | ı don't mind | to use an opportunity | yerçekimi kuvveti | kafası bulanık olma | randevu defteri | shipping | payday | cleanness | allowing ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0012