TELAFFUZKELİMEANLAM
belli:apparent, clear, certain, specific, particular, known, avowed, broad, conspicuous, explicit, express, given, manifest, noticeable, palpable, patent, perspicuous, precise, prominent, self-evident, shadowless, stated, translucent, unmistakable
belli:broadly, precisely
belli aralıklarla:at regular intervals
belli aralıklarla gerçekleşen:periodical
belli aralıklarla gerçekleşme:periodicity
belli başlı:principal, main, chief, ruling, underlying
belli etmek:make clear, argue, evince, express, let on, register, reveal, shadow, shadow forth, shadow out, show, sound, telegraph, vent, give vent to
belli bir radyo istasyonunu dinler halde kalmak:[fiil]  to stay tuned in
belli bir süre içindeki kâr ve zararı gösteren şirket bildirisi:earnings report
belli bir çağa ait müzelik parça:period piece
belli bir süre içinde ilerleyen ve gerileyen kimse sayısının ölçümü:advance- decline
belli bir el yazmasındaki sözcük veya vuruşların sayısının saptanması:copy casting



[ son aranan 10 kelime: boyahane | disgrace oneself | temerrüt halinde | passed for temporary importation | unbeaten | dışarı çıkma | poz verdirmek | incrustation | just before | belli ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0022