| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| bir tek: | one and only, only, solely, solitarily, nothing but, nothing else |
| bir tek semtte iş yapan banka (müdürleri ile memurları genelde bulunduğu civarın sakinleridir: | independent bank |
| bir tek kişinin imzaladığı kira sözleşmesi: | entire tenancy |
| bir tek olay için bulunmuş sözcük: | nonce word |
| bir tek yön bilet lütfen: | a one-way ticket please |
| bir tek semtte iş yapan banka: | independent bank |
| bir tek şey için alınan patent: | single patent |
| bir tek olaydan ileri gelen bir veya birden fazla sigorta nevi tahtındaki hasarlar kümülüne karşı teminat: | umbrella cover |
| bir tek ailenin yaşadığı ev: | family house |
| bir tek kişi tarafından açılan dava: | several acuses |
| bir tek kaydı ihtirazide bulunmak: | [fiil] to make only one qualification |