İngilizce > Türkçe
Türkçe > İngilizce
TELAFFUZ
KELİME
ANLAM
play
pause
brave:
[isim]
kızılderili savaşçı, kızılderili savaşçılar
brave:
[fiil]
cesaretle karşı koymak, meydan okumak; göğüs germek
brave:
[sıfat]
mert, yiğit, cesur, yürekli, kahraman, görkemli, şahane
brave man:
aslan
[
son aranan 10 kelime:
bir fıçının içindekilerini tahmin etmek
|
yunanca
|
to correspond to the standard of quality
|
contracting governments
|
to haunt
|
virane
|
meyve ağacı
|
erb-goldflam hastalığı
|
landscaping
|
brave
]
cümle çeviri
/
sözlük
/
kullanım şartları
/
bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır.
0.0183