TELAFFUZKELİMEANLAM
bring:[fiil]  getirmek; vermek (ceza), kazandırmak, neden olmak; razı etmek, ikna etmek
bring back:geri getirmek, hatırlatmak, geri götürmek
bring back to life:hayata döndürmek
bring a lawsuit:dava açmak
bring about:ileri sürmek, meydana getirmek, neden olmak, yol açmak, beraberinde getirmek, orsa alabanda etmek (gemi)
bring along:[fiil]  getirmek, neden olmak
bring an accusation against smb:suçlamak, suçlamada bulunmak
bring into contempt:küçük düşürmek, mahçup etmek
bring into derision:alaya almak, maskara etmek
bring into disrepute:itibardan düşürmek
bring into the open:açığa çıkarmak, ortaya çıkarmak



[ son aranan 10 kelime: cam yünü | to defat the right to a patent | organizing | detention under remand | tatbikat cephanesi | kafa atma | to all intents and purposes | ilk önce | suçluları ıslah etme ile ilgili | bring ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0013