
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| bulunmuş: | found, waif, discovered | |
| bulunmuş kimsesiz çocukların korunması ve bakımına mahsus evlerin gözetimi ile görevli kişiler: | brephotrophi | |
| bulunmuş kaybolan bagajın yolda olması: | baggage en route | |
| bulunmuş kaybolan bagajın gönderilmiş olması: | baggage en route | |
| bulunmuş şey: | find, finding | |
| bulunmuş eşya: | lost property | |
| bulunmuş şeylerin üstüne konma hakkı: | right of appropriation |