TELAFFUZKELİMEANLAM
burun:nasal, rhinal
burun:nose, snout, part of an animals head which projects forward and contains the nose and jaws; beak, bill; tip, cape, headland, promontory, hooter, nozzle, prominence, snoot
burun:rhino
burun akması:coryza
burun boşluğu:nasal cavity, sinus
burun kanaması:bleeding of the nose, nosebleed
burun boğaz mukoza zarının iltihabı:catarrh
burun çekerek ağlama:snivel
burun çekerek ağlamak:[fiil]  to snivel
burun tıkanıklığını giderici ilaç:decongestant
burun kemiği:nasal
burun buruna gelmek:walk into



[ son aranan 10 kelime: yaptığı iyi işler için ödüllendirilmek | korkuyla beklemek | paraphrenia | rekabet eden | bir ana hesaba yapılacak eklemelerin toplandığı hesap | toplumun ana bölümünden uzaklaşmış olma durumu | akdin amaç ve konusuna aykırı olan saçma ve anlamsız koşul | borsadaki tüccarlar birbirleriyle yüksek sesle bağırarak ticaret yaparlar | centenarian | burun ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0011