
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| circumstantial: | durumla ilgili, dolayısıyla, endirekt, ayrıntı ile ilgili, ayrıntılı, ikinci derecede önemi olan | |
| circumstantial evidence: | [isim] incelenen hususun mevcut veya geçerli olduğuna karine teşkil eden şartlar, emare, dolaylı kanıt | |
| circumstantial account: | ayrıntılı bilgi | |
| circumstantial prosperity: | iktisadi refah | |
| circumstantial report: | ayrıntılı rapor |