İngilizce > Türkçe
Türkçe > İngilizce
TELAFFUZ
KELİME
ANLAM
play
pause
concomitant:
[sıfat]
eşlik eden, beraberindeki
concomitant:
beraberinde gelen şey, doğal sonuç, olacağı
concomitant:
1. konkomitant: Biribrine bağlı; 2. bir olaya refaket eden başka olaylar.
concomitant:
eşlik eden
[
son aranan 10 kelime:
capacity cutbacks
|
cele
|
şakalaşmak
|
look for a needle in a haystrack
|
bohem hayatı yaşayan kişi
|
kurdela
|
to lose fractionally
|
tatil yeri
|
değiş
|
concomitant
]
cümle çeviri
/
sözlük
/
kullanım şartları
/
bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır.
0.0011