TELAFFUZKELİMEANLAM
dolu:full, filled, loaded, crowded, occupied, engaged, abounding, abundant, alive with, capacity, fraught, instinct, instinct with, laden, replete, rife, shot, shot through, steeped in, thick with
dolu:hail
dolu:full
dolu dolu:good
dolu fırtınası:hailstorm
dolu gibi yağan şey:hail
dolu halinde yağmak veya yağdırmak:[fiil]  to hail
dolu yağıyor:it is hailing
dolu yağmak:[fiil]  to hail
dolu zahire ölçüsünü bir tahta ile silerek düzeltmek:[fiil]  to strike
dolu olmak:be full, be filled with, abound, bristle, crawl, spill over with, teem
dolu şişedeki hava boşluğu:ullage



[ son aranan 10 kelime: to not to be worth one's keep | mr | şantaj amaçlı yolsuzluk örgütü | çaba sarfetmek | ...'in önde gelen nedenlerinden biri | magnitude | sonuna kadar dayanmak | lady day | film seti | dolu ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.002