
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| draw: | [isim] çekme, çekiş; kura, çekiliş; cazibe, çekim; ilgi çekici şey; berabere biten oyun; yem, ağızdan lâf almak için söylenen söz | |
| draw: | [fiil] resmetmek, çizmek, yazmak, karalamak; çekmek, fıçıdan çekmek; yaklaşmak; germek; teşvik etmek; almak, kazanmak; ikna etmek; sorguya çekmek; keşide etmek; düzenlemek, taslağını çizmek; silâh çekmek; demlemek; devam etmek; kura çekmek, kâğıt çekmek | |
| draw: | 1.Çekmek, çekerek sıvıyı boşaltmak; 2. Diş çekmek, dişi çekip çıkarmak. | |
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : |