İngilizce > Türkçe
Türkçe > İngilizce
TELAFFUZ
KELİME
ANLAM
play
pause
evidentiary:
[sıfat]
kanıta dayanan, delile ait, aşikâr, apaçık, ortada, inandırıcı
evidentiary facts:
[isim]
delil teşkil eden gerçekler
evidentiary privilege:
[isim]
kanıtların gizliliği
[
son aranan 10 kelime:
to involve an advantage
|
ham
|
locksmithery
|
controversıal
|
yaz
|
toplama kabı (distilasyon)
|
bir işi sona erdirmek
|
organized
|
permanent
|
evidentiary
]
cümle çeviri
/
sözlük
/
kullanım şartları
/
bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır.
0.0154