
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| forward: | [isim] forvet, ileride yer alan kimse | |
| forward: | [fiil] sevketmek, göndermek, yollamak, yeni adrese yollamak, ilerletmek | |
| forward: | [sıfat] ileri, ileriye doğru, ilerideki, ön, öndeki, turfanda, erken gelişmiş, büyümüş de küçülmüş, ilerlemiş, fazla ileriye giden, cüretli, hazır, istekli, vadeli, ileriye yönelik | |
| forward: | [zarf] öne, ileri, ileriye, ileriye yönelik | |
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | ||
| : | [isim] | |
| : | ||
| : | [isim] | |
| : | ||
| : | ||
| : |