
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| gözlerini bağlamak: | blindfold, hoodwink | |
| gözlerini dikerek: | fixedly | |
| gözlerini dikmek: | fixate, stare, stare at, rivet one's eyes on | |
| gözlerini kırpıştırmak: | blink one's eyes | |
| gözlerini kırpmak: | bat the eyes | |
| gözlerini bir noktaya dikmek: | [fiil] to rivet on | |
| gözlerini açmak: | [fiil] to open one's eyes | |
| gözlerini ayırmadan bakma: | ogle | |
| gözlerini ayırmamak: | [fiil] to never take one's eyes off | |
| gözlerini bir şeye dikmek: | [fiil] to nail one's eyes on sth |