| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| güvenlik: | safety, security |
| güvenlik: | security |
| güvenlik araştırması: | vetting |
| güvenlik görevlisi: | security officer, security man, peace officer |
| güvenlik gücü: | detective force |
| güvenlik önlemi olarak bir diskteki bilgisayar verilerini (örneğin , bir teyp gibi) bir saklama aygıtına aktarmak: | [fiil] to back up |
| güvenlik anahtarı: | safety switch |
| güvenlik için tehlike oluşturmak: | [fiil] to constitute a threat to security |
| güvenlik koşulları: | [isim] safety conditions |
| güvenlik ve sağlık koşullarını incelemek: | [fiil] to miners'delegate |
| güvenlik sebebiyle: | for security reasons |
| güvenlik kamerası: | [isim] security camera |