TELAFFUZKELİMEANLAM
ground:[isim]  yer, sebep, toprak, kara, temel, dayanak, dip, zemin, neden, saha, topraklama
ground:[fiil]  yere sermek, yere indirmek, karaya oturtmak, topraklamak, çakmak, hareket izni vermemek, dayandırmak, dayanmak, kurmak
ground:[sıfat]  çekilmiş, öğütülmüş, buzlu, tortulu
ground:yer, toprak, zemin, cüce
ground:toprak
ground floor:zemin kat, giriş katı
ground floor (of a theater , concert hall) orchestra:parter
ground water:yeraltı suyu
ground landlord:arazi sahibi, (Br) başkasına kullanması ve üzerinde ev veya başka yapılar inşa etmesi için kiralanan arazinin asıl sahibi
ground lighting:yerden aydınlatma
ground facilities:[isim]  (havaalanı) yer tesisleri
ground coffee:çekilmiş kahve
ground of acuse:dava nedeni
ground clearance:[isim]  alt açıklık, yerden yükseklik
ground forces:[isim]  kara kuvvetleri



[ son aranan 10 kelime: iridium | umumi kiliselerin danışma kurulu | racy | kitchener | moral hazard | life cycle cost | medical care | aluminyum | to go at fifty miles an hour | ground ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0016