
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| hala: | aunt, paternal aunt | |
| halâ: | still | |
| hâlâ: | still, yet, till now | |
| hâlâ geçerli olmak: | [fiil] to be still on the books, to survive intact | |
| hâlâ ev borçlu olmak: | [fiil] to owe for one's house | |
| hâlâ hapiste olmasına karşın kanunun izin verdiğinden daha çok serbestlik tanındığında mahpusun kaçması: | constructive escape | |
| hâlâ planlama aşamasında bulunmak: | [fiil] to be still on the drawing board |