
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| hakkını arama: | assertion | |
| hakkını aramak: | make claims upon | |
| hakkını çiğnemek: | ride rough over, override | |
| hakkını daha sonra kullanabilmek: | take a rain check on | |
| hakkını daha sonra kullanma hakkı: | rain check | |
| hakkını ödemek: | [fiil] to pay off | |
| hakkını vermek: | do justice to, remunerate, recompense, qualify | |
| hakkını yemek: | defraud | |
| hakkını yemek veya iptal etmek: | [fiil] to wrong | |
| hakkını kabul ettirme: | enforcement of a right |