
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| intimate: | [isim] sırdaş, yakın arkadaş, samimi dost | |
| intimate: | [fiil] ima etmek, üstü kapalı söylemek, çıtlatmak, bildirmek, açıklamak | |
| intimate: | [sıfat] samimi, yakın, içli dışlı, sıkı fıkı, gizli, özel, kişisel, tam, ilişkisi olan, homojen | |
| intimate nature of a conversation: | [isim] bir görüşmenin mahremiyeti | |
| intimate relations: | [isim] içten ilişkiler, samimi ilişkiler, yakın ilişkiler | |
| intimate diary: | mahrem günlük | |
| intimate friend: | yakın dost | |
| intimate knowledge: | yakın bilgi |