
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| justifiable: | [sıfat] hak verilebilir, mazur görülebilir, haklı çıkarılabilir | |
| justifiable tresspass: | başkasının gayri menkulüne kanuni bir nedene dayanarak girme | |
| justifiable controversy: | haklı ihtilaf | |
| justifiable homicide: | suç oluşturmayan adam öldürme, kasti olmakla birlikte suç niteliğini kaldıran hukuki bir nedene dayanan adam öldürme, haklı adam öldürme, sebepli adam öldürme | |
| justifiable criticism: | haklı eleştiri | |
| justifiable objection: | haklı itiraz | |
| justifiable complaint: | haklı şikâyet |