TELAFFUZKELİMEANLAM
leading:[sıfat]  önde olan, başlıca, ana, önemli, ileri gelen
leading:Vüuda devamlı kurşun girişine abğlı zelirlenme hali, kronik kurşun zehirlenmesi.
leading descriptions:[isim]  (Br) baştaki hisse senetleri
leading article:başmakale, müşteri çekici ucuz mal
leading case:emsal karar, örnek dava
leading characters:onde gelen karakterler
leading indicators:[isim]  öncü göstergeler
leading vats:[isim]  (borsa) çok satılan hisse senetleri
leading role:başrol
leading topics of the hour:[isim]  günün başta gelen konuları
leading astray:iğva
leading zero:ondeki sifir



[ son aranan 10 kelime: post office | ağzı sulanmak | british citizenship | poli- | eleme sınavı | a taste | envoy | on fire | to take sb's name and address | leading ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.01