| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| leaving: | [isim] ayrılma, bırakma, terketme |
| leaving certificate: | tasdikname, çıkış belgesi, diploma (lise) |
| leaving aside: | sarfınazar |
| leaving ship: | sefere çıkan gemi |
| leaving off time: | paydos saati |
| leaving dinner: | ayrılış yemeği, veda ziyafeti |
| leaving indemnity: | ayrılma tazminatı |
| leaving permit: | polisin verdiği bir yerden ayrılabilme izni, polisin verdiği bir yerden ayrılabilme izin znini |
| leaving examination: | mezuniyet sınavı |
| leaving of a steamer: | bir vapurun sefere çıkışı |
| leaving sth out of account: | saymazlık |