| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| lie: | [isim] yalan, yatış, konum, palavra, durum |
| lie: | [fiil] yalan söylemek, kandırmak, yatmak, uzanmak, mideye oturmak, yasal olmak |
| lie: | Duruş, yatış, fetüsün uzun ekseni il annenin uzun ekseni arasındaki münasebeti belirtmekte kullanılan obstetrik terim. |
| lie with: | sevişmek, cinsel ilişkiye girmek |
| lie abed: | geç kalkan kimse |
| lie back: | sırtüstü yatmak, dinlenmek |
| lie down: | yatmak, uzanmak |
| lie in: | geç vakte kadar yatmak, loğusa olmak |
| lie in ambush for smb: | pusu kurmak |
| lie in ruins: | mahvolmak, harabeye dönmek |
| lie in wait: | pusuya yatmak |
| lie in wait for: | pusu kurmak, pusuya yatmak |
| lie to: | rüzgârı karşısına alıp durmak |