
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| mallarını: | to draw one's supply from .. | |
| mallarını alacaklılarına terketmek: | [fiil] to surrender one's goods to one's creditors | |
| mallarını övmek: | [fiil] to commend one's wares | |
| mallarını satışa çıkarmak: | [fiil] to offer goods for sale | |
| mallarını dünyanın her tarafında satmak: | [fiil] to turn the world into a global market |