
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| ortalık: | one's immediate surroundings, the area around one | |
| ortalık ağarmak: | [fiil] (dawn) to break | |
| ortalık kararmak: | [fiil] to get dark | |
| ortalık karışmak: | [fiil] (trouble and violence) to break out | |
| ortalık yatışmak: | [fiil] to be restored, to calm down |