TELAFFUZKELİMEANLAM
sit:[fiil]  oturmak, poz vermek, modellik yapmak, sınava girmek, konmak, tünemek, kuluçkaya yatmak, toplanmak, oturuma katılmak, tam oturmak, yola getirmek, burnunu sürtmek, binmek, oturtmak
sit back:yan gelip yatmak, arkasına yaslanmak, yaslanmak, dinlenmek
sit cross legged:bağdaş kurmak
sit down:oturmak, koyulmak, yere inmek, iniş yapmak, oturtmak
sit down strike:oturma eylemi, oturma grevi
sit up:dik oturmak, doğrularak oturmak, uyumamak, uyanık kalmak, arka ayakları üzerinde kalkmak
sit up all night:sabahlamak
sit up and beg:arka ayakları üzerinde kalkmak, yalvarmak
sit on:oturmak, üzerine oturmak, görevinde olmak, görevi yapmak, üye olmak, toplanmak, yola getirmek, ilgilenmemek, uğraşmamak
sit on pins and needles:diken üstünde olmak, dokuz doğurmak
sit on thorns:diken üstünde oturmak, tedirgin olmak



[ son aranan 10 kelime: boş | bekçi saati | clinging | gözyaşı damlası | mile stone | ılımlı kimse | tarihi öne almak | dishwater | victims of oppression | sit ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.008