| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| spread: | yayılmış, dağılmış, genişlemiş, açık, iyice açılmış, sürülen, gergin |
| spread: | [isim] yayılma, genişleme, dağılma, bulaşma, yayılım, genişlik, açıklık, ara, uzatma, şişmanlık, örtü, ekmeğe sürülen şey, ziyafet, şölen, kâr oranı, aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete), sapma (balistik) |
| spread: | [fiil] yaymak, sürmek, sermek, açmak, uzatmak, döşemek, iki yana açmak, ayırmak, bulaştırmak, yayılmak, uzanmak, göz alabildiğine uzanmak, açılmak, sürülmek, dağılmak |
| : | |
| : | [fiil] |
| : | |
| : | |
| : | |
| : | |
| : | [isim] |
| : | |
| : | |
| : | |