
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| tam bir şekilde: | accurately | |
| tam bir başarısızlık halinde olmak: | [fiil] to be a complete failure | |
| tam bir muamele yapılmamışsa emir otomatik olarak iptal olmaz: | all or none (AON) | |
| tam bir tarafsızlıkla: | to be perfectly candid, with complete impartiality, in all fairness | |
| tam bir dönüş yapmak: | come full circle | |
| tam bir gizlilik içerisinde: | in strict confidence | |
| tam bir keyif: | pleasure without alloy | |
| tam bir yalancı: | an unmitigated liar, an accomplished liar |