TELAFFUZKELİMEANLAM
throw:[isim]  atma, fırlatma, atış; düşürme; örtü, şal; yer tabakasındaki çatlak
throw:[fiil]  atmak, fırlatmak, düşürmek; yavrulamak; bükmek (ip); vermek (parti vb.)
throw a banquet:ziyafet vermek
throw a fight:maçı satmak
throw a fit:kriz geçirmek
throw out:dışarı atmak, çıkarmak, reddetmek (tasarı), ileri sürmek, savurmak (tehdit), söylemek, saçmak, yaymak, çıkma yapmak (inşaat), sürmek (bitki)
throw out lever:debriyaj kolu
throw out one's chest:göğsünü şişirmek
throw away:atmak, boşa harcamak, ziyan etmek
throw up:kusmak, istifrağ etmek, havaya kaldırmak, yukarı atmak, vazgeçmek, elinden atmak, aceleyle inşaa etmek
throw up one's hands:ellerini kaldırmak
throw up the sponge:pes etmek, havlu atmak, yenilgiyi kabullenmek



[ son aranan 10 kelime: to validate an election | toryum | prompt attention to an order | bol bol yiyip içen | dört ya da çok yolun kavşağı | canını sıkmak | scabrous | to not to be worth one's salt | cup | throw ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.01