TELAFFUZKELİMEANLAM
to break:[fiil]  kesmek, bozmak, riayet etmemek, (kanuna) uymamak, araya girmek, sona erdirmek, içine girmek, iflas ettirmek, (para) bozdurmak, kaçmak, devreyi kapatmak, ihlal etmek, göçmek, düşmek, bozulmak, kırmak, kopmak, nakzetmek, parçalamak, parçalanmak
to break the law:[fiil]  kanuna karşı gelmek
to break down a balance sheet:[fiil]  bilançoyu bölümlere ayırmak, bilanço yu bölümlere ayırmak
to break down all opposition:[fiil]  bütün muhalefeti kırmak
to break in two:[fiil]  kopmak
to break out in flames:[fiil]  alevlenmek
to break with old ties:[fiil]  eski bağları koparmak
to break up with one another:[fiil]  bozuşmak
to break a rule:[fiil]  bir kurala karşı gelmek, kurala karşı gelmek
to break the currents:[fiil]  elektrik akımını kesmek
to break one's journey:[fiil]  yolculuğuna ara vermek



[ son aranan 10 kelime: narrator | put in a flurry | clumping | to be dependent on sb | iş hayatında durgunluk | (us) investment counselling | ilgili bölümünde | yalan atmak | operational game | to break ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0017