| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to build: | [fiil] bina etmek, kurmak, tesis etmek, dikmek, inşa etmek, yapmak |
| to build up production plants abroad: | [fiil] dış ülkelerde üretim tesisleri kurmak |
| to build extensions: | [fiil] ilave binalar yapmak |
| to build up a goodwill: | [fiil] çok müşteri edinmek |
| to build up goodwill: | [fiil] iyiniyet kurmak |
| to build up fanciful hopes: | [fiil] hayal kurmak |
| to build up a popular following: | [fiil] halkın çoğunun yandaşlığını sağlamak, yığınların desteğini sağlamak |
| to build in: | [fiil] gömmek |
| to build up: | [fiil] birikmek, toparlamak, (hastalıktan sonra) kendine gelmek, gelişmek, geliştirmek, askeri gücü takviye etmek, desteklemek, bayındırlaştırmak, imar etmek, biriktirmek |
| to build a road: | [fiil] yol yapmak |
| to build a wall: | [fiil] duvar çekmek |