
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to cope with: | [fiil] başa çıkmak | |
| to cope with the transportation burden: | [fiil] nakliyat yüküyle baş etmek, nakliyat yüküyle başetmek | |
| to cope with traffic: | [fiil] trafikle uğraşmak | |
| to cope with a situation: | [fiil] bir durumla baş etmek | |
| to cope with difficulties: | [fiil] güçlüklerle başa çıkmak | |
| to cope with peak consumption: | [fiil] azami tüketimle baş etmeye çalışmak |