| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to engage: | [fiil] angaje etmek, yer tutmak, söz almak, söz vermek, vaat etmek, bağlanmak, taahhüt etmek, dövüşmek, çarpışmak, meşgul etmek, çatışmak, bağlamak, işe almak, işgal etmek, nişanlamak, tutmak |
| to engage actively: | [fiil] faal olarak girişmek |
| to engage seats at the theater: | [fiil] tiyatroda yer ayırtmak |
| to engage in scientific pursuits: | [fiil] bilimsel kurumlarla uğraşmak |
| to engage in prostitution: | [fiil] fuhuş yapmak, orospuluk yapmak |
| to engage capital: | [fiil] sermaye yatırmak |
| to engage the line for twenty minutes: | [fiil] hattı yirmi dakika meşgul etmek |
| to engage the lob for twenty minutes: | [fiil] hattı yirmi dakika meşgul etmek |
| to engage an interpreter: | [fiil] bir tercüman tutmak |
| to engage oneself for dinner: | [fiil] akşam yemeği için randevu vermek |
| to engage in business: | [fiil] işe girişmek |