
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to fix: | [fiil] düzeltmek, takmak, ayarlamak, tespit etmek, dikmek, düzene sokmak, bağlamak, kurmak, yerleştirmek, kararlaştırmak, (fotoğrafçılıkta) film banyosu yapmak, iğne yapma yoluyla uyuşturucu almak, tamir etmek, rüşvet vererek işi garantilemek, (spor) şike yapmak, yola getirmek, (kedi , köpek) kısırlaştırmak, geçirmek, durdurmak, dikmek, çatmak, belirlemek, bağlamak, ayar etmek, ayarlamak, oturmak, saptamak, tamir etmek, temellendirmek, temelleştirmek, tespit etmek, sabitlemek | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] |