| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to fling: | [fiil] fırlamak, hızla atmak, atılmak, seğirtmek, fırlatmak, savurmak |
| to fling off without saying goodbye: | [fiil] hoşçakal demeden çekip gitmek |
| to fling one's money out of the window: | [fiil] parasını pencereden savurmak |
| to fling oneself into a project: | [fiil] bütün gücüyle kendini bir tasarının gerçekleştirilmesine adamak |
| to fling aside all restraint: | [fiil] her türlü kısıtlamayı bir tarafa bırakmak |
| to fling caution to the wind: | [fiil] tedbiri elden bırakmak |
| to fling dirt at sb's reputation: | [fiil] birine çamur atmak |
| to fling open a door: | [fiil] şiddetle kapıyı açmak |
| to fling up one's job: | [fiil] bir işten birdenbire çıkmak |
| to fling back the enemy: | [fiil] düşmanı geri püskürtmek |
| to fling out of the room: | [fiil] odadan dışarı fırlamak |