
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to ground: | [fiil] temel üzerine kurmak, esaslı bir şekilde yapmak, esaslı şekilde öğretmek, resme zemin boyası vurmak, yere oturtmak, (gemi) karaya oturtmak, toprağa bağlamak, temeli olmak, yere konmak, pilotun uçmasına izin vermemek, topraklamak | |
| to ground one's arguments on facts: | [fiil] ileri sürdüğü fikirleri gerçeklere dayandırmak | |
| to ground on: | [fiil] dayanmak, dayanır olmak | |
| to ground a plane: | [fiil] uçağı indirmek | |
| to ground an airplane: | [fiil] uçağın yerden kalkmasına engel olmak |