
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to harden: | [fiil] katılaştırmak, kuvvetlendirmek, sertleşmek, kuvvetlenmek (çimento) donmak, (fiyatlar) yükselmek, donmak, dikleştirmek, katılaşmak, pekişmek, pekiştirmek, pekleşmek, sertleştirmek, sulamak | |
| to harden in a lamp: | [fiil] külçeleşmek | |
| to harden oneself to the cold: | [fiil] kendini soğuğa alıştırmak | |
| to harden sb's heart: | [fiil] birinin kalbini pekleştirmek | |
| to harden the body: | [fiil] vücudu alıştırmak | |
| to harden the roads: | [fiil] yolları sertleştirmek |