| to hold: | [fiil] tutamak, bırakmamak, zapt etmek, içine atmak, kapsamak, istiap etmek, alıkoymak, salıvermemek, durdurmak, sahip olmak, malik olmak, malik veya zilyet sıfatı ile elinde bulundurmak, hail olmak, uhdesinde bulundurmak, devam ettirmek, inanmak, kabul ve tasdik etmek, devam etmek, iltizam etmek, mecbur etmek, yapışmak, dayanmak, sabit olmak, sadık olmak, değişmemek, arkası kesilmemek, ilerlemek, doğru kalmak, durmak, ifa etmek, icra etmek, yapmak, bir duruşma icra etmek, ihtiva etmek, almak, muhafaza etmek, sürmek, tutmak, elinde tutmak |