
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to intrude: | [fiil] istenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek, istenilmediği bir yere izinsiz ve davetsiz girmek | |
| to intrude into a meeting: | [fiil] bir toplantıya davetsiz katılmak istemek | |
| to intrude one's views upon others: | [fiil] kendi görüşlerini başkalarına zorla kabul ettirmek | |
| to intrude oneself into a business: | [fiil] zorla bir işe burnunu sokmak | |
| to intrude upon sb's privacy: | [fiil] birinin özel yaşamına karışmak | |
| to intrude upon sb's time: | [fiil] birinin vaktini almak |