| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to kick: | [fiil] tekme atmak, tepmek, çifte atmak, vurmak, şikâyet etmek, protesto etmek, itiraz etmek, geri tepmek |
| to kick over the traces: | [fiil] azmak, gemi azıya almak, ipini koparmak |
| to kick around: | [fiil] konu vb üzerine düşünmek, tartışmak |
| to kick a man when he is down: | [fiil] düşmüş birine tekme atmak |
| to kick one's heels: | [fiil] sabırsızlanarak beklemek |
| to kick up one's heels: | [fiil] (US) bol para harcayarak eğlenmek |
| to kick the crutches from under a scheme: | [fiil] bir planı çökertmeye çalışmak |
| to kick upstairs: | [fiil] etkinliği az bir göreve terfi ettirmek, kıdemli bir yöneticiyi nispeten daha az etkinliği olan ve böylece artık zararlı olamayacağı bir mevkie terfi ettirmek |
| to kick down the ladder: | [fiil] çıktıktan sonra nankörlük etmek |
| to kick the bucket: | [fiil] ölmek, nalları dikmek, gebermek, morto yu çekmek, zıbarmak |
| to kick it: | [fiil] bir alışkanlıktan kurtulmak, herhangi bir şeyi başlatmak |