TELAFFUZKELİMEANLAM
to knock:[fiil]  vurmak, çarpmak, kapıyı çalmak, (makine) sağır bir gürültü yapmak, eleştirmek, şaşırtmak, şoke etmek, dövmek
to knock on:[fiil]  vurmak
to knock on wood:[fiil]  tahtaya vurmak
to knock in:[fiil]  vurup kakmak
to knock it:[fiil]  bir taşıt aracını durdurmak
to knock up:[fiil]  vurup yukarıya fırlatmak, derme çatma yapmak, bitkin bir duruma getirmek
to knock about:[fiil]  hırpalamak, örselemek
to knock back:[fiil]  içip bitirmek
to knock cold:[fiil]  bayıltmak
to knock down:[fiil]  yere vurmak, yıkmak
to knock (two things) together to clink (glasses when toasting:[fiil]  tokuşturmak



[ son aranan 10 kelime: identity | render first aid | rostrum | to make one's own | religious | fundholder | true story | lobby | giyim sanayii | to knock ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2026 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0175