| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to leap: | [fiil] atlamak, fırlamak, atılmak, hoplamak, üstünden atlamak, sıçramak |
| to leap into fame: | [fiil] birdenbire ün kazanmak |
| to leap from one topic to another: | [fiil] bir konudan diğerine sıçramak |
| to leap at an opportunity: | [fiil] bir fırsattan yararlanmak, bir fırsatı yakalamak |
| to leap to a conclusion: | [fiil] hemen sonuç çıkarmak |
| to leap to the eye: | [fiil] göze batmak |
| to leap in employment: | [fiil] işinde birden yukarı fırlamak |
| to leap up: | [fiil] birdenbire sivrilmek |
| to leap ahead: | [fiil] yukarı fırlamak |
| to leap over: | [fiil] aşmak |
| to leap at offer: | [fiil] bir teklifi hemen kabul etmek |