| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to lie: | [fiil] yalan söylemek, aldatmak, yatmak, uzanmak, durmak, kalkmak, olmak, düşmek, vaki olmak, kanunen caiz olmak, durmak, yalan atmak, yalan söylemek, yatmak |
| to lie flat on one's back: | [fiil] sırtüstü yapmak |
| to lie under a sentence of death: | [fiil] ölüm hükmü giymiş olmak |
| to lie on the table: | [fiil] masanın üzerinde durmak, ertelenmek |
| to lie like a trooper: | [fiil] çok yalan söylemek |
| to lie on sb: | [fiil] birine kalmış olmak |
| to lie on one's oars: | [fiil] işsiz oturmak |
| to lie on sb's hands: | [fiil] birinin elinde olmak |
| to lie open to attacks: | [fiil] saldırılara açık bulunmak |
| to lie idle: | [fiil] çalışmamak, işlememek, atıl durmak |
| to lie idle at the bank: | [fiil] kullanılmadan bankada yatmak |