| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to limit: | [fiil] kısıtlamak, hudutlandırmak, daraltmak, sınırlamak, tahdit etmek, takyit etmek |
| to limit functions: | [fiil] görevleri sınırlamak |
| to limit a fas: | [fiil] bir fiyata sınır koymak |
| to limit to a fas: | [fiil] bir fiyata bağlamak |
| to limit a price: | [fiil] fiyata sınır koymak |
| to limit rights: | [fiil] hakları sınırlamak |
| to limit production: | [fiil] üretimi sınırlamak |
| to limit one's expenditure: | [fiil] masraf kısmak, masraflarını sınırlamak |
| to limit one's expenses: | [fiil] masraflarını sınırlamak |