
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to make up: | [fiil] bir hesabın mutabakatını yapmak, yerine koymak, telafi etmek, tazmin etmek, bir anlaşmazlığı gidermek, bir belge düzenlemek, liste hazırlamak, yola asfalt döşemek, bestelemek, yazmak, yaratmak, meydana getirmek, oluşturmak, ateşe körükle gitmek, makyaj yapmak, ilaç hazırlamak, (hasta vb) yatağını yapmak, yolculuk için erzak hesabı hazırlamak, bir hesap mutabakatını yapmak, sayfa düzeni yapmak, yaraştırmak | |
| to make up stories: | [fiil] atmak | |
| to make up in packages: | [fiil] ambalaj yapmak, paketler halinde ambalaj yapmak | |
| to make up a bed for the unexpected guests: | [fiil] beklenmeyen konuklar için yatak hazırlamak | |
| to make up in bales: | [fiil] balyalar halinde yapmak | |
| to make up in bundles: | [fiil] desteler halinde paketlemek | |
| to make up the missing number of a publication: | [fiil] bir yayının eksik sayısını tamamlamak | |
| to make up an excuse for: | [fiil] bahane bulmak | |
| to make up excuses: | [fiil] bahaneler bulmak | |
| to make up the balance sheet: | [fiil] bilanço yapmak | |
| to make up an inventory: | [fiil] envanter yapmak |