| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to meet: | [fiil] karşılamak, rastgelmek, bir araya gelmek, tanışmak, içtima etmek, görüşmek, buluşmak, birleşmek, tesviye etmek, bir araya gelmek |
| to meet one's drafts: | [fiil] kendi senedinin bedelini ödemek |
| to meet halfway: | [fiil] yarı yolda buluşmak |
| to meet sb: | [fiil] biriyle tanışmak, birine rastgelmek, ödün vermek, uyuşmaya hazır olmak, birini karşılamak |
| to meet a bill: | [fiil] senedi kabul etmek, senedi ödemek |
| to meet a need: | [fiil] karşılamak |
| to meet a snub: | [fiil] baştan savılmak |
| to meet a want: | [fiil] bir ihtiyacı karşılamak |
| to meet no end of interesting people: | [fiil] bir sürü ilginç kişiyle tanışmak |
| to meet at regular intervals: | [fiil] belli aralarla toplantı yapmak, belli aralarda toplanmak |
| to meet with universal applause: | [fiil] dünyaca takdir görmek |