
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to pass: | [fiil] gezdirmek, dolaştırmak, söz vermek, hüküm vermek, intikal etmek, karar vermek, söylemek, beyan etmek, aşmak, ileri gitmek, tahliye etmek, boşaltmak, (sınav) geçmek, ikmal etmek, pas vermek, paslaşmak, zamanaşımına uğramak, vaki olmak, elden ele geçirmek, (para) sürmek, kabul olunmak, bitmek, başarmak, engelle karşılaşmamak, devretmek, geri de bırakmak, göçmek, geçmek, geçirmek, buyurmak, kabul etmek, zail olmak | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] | |
| : | [fiil] |