| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to rule: | [fiil] yönetmek, hüküm sürmek, buyurmak, çizmek, idare etmek, hükümdarlık etmek, hükmetmek, taramak |
| to rule easier: | [fiil] (fiyatlar) düşük düzeyini sürdürmek |
| to rule out of court: | [fiil] davayı reddetmek |
| to rule sb with a high hand: | [fiil] zorbaca yönetmek |
| to rule out the right to associate: | [fiil] toplanma hakkını kaldırmak |
| to rule with an iron hand: | [fiil] demir yumruk ile hüküm sürmek, demir yumrukla hüküm sürmek |
| to rule out a possibility: | [fiil] bir olasılığı yok saymak, bir olanağı ortadan kaldırmak |
| to rule by right of conquest: | [fiil] fetih gereği hüküm sürmek |
| to rule a motion out of order: | [fiil] bir önergeyi gündemden çıkarmak |
| to rule a question out of order: | [fiil] bir konuyu gündem dışı tutmak, bir soruyu gündem dışı saymak |
| to rule sb out of order: | [fiil] birinin sözünü kesip konuşturmamak |