| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to share: | [fiil] hissesi olmak, bölüşmek, tuzağa düşürmek, ele geçirmek, elde etmek, ifraz etmek, hisselere ayırmak, ayırmak, iştirak etmek, paylaşmak |
| to share losses: | [fiil] zararı paylaşmak |
| to share in the expanding market: | [fiil] genişleyen pazarda payı olmak |
| to share a thing: | [fiil] bir şeyi paylaşmak |
| to share a hotel bedroom with a stranger: | [fiil] bir otel odasını bir yabancıyla paylaşmak |
| to share sth: | [fiil] bölüşmek |
| to share an attribute: | [fiil] aynı niteliği paylaşmak |
| to share in: | [fiil] paylaşmak |
| to share a gain: | [fiil] bir kazancı paylaşmak, kazancı paylaşmak |
| to share a ride: | [fiil] yol parasını paylaşmak |
| to share a view: | [fiil] bir görüşe katılmak |