
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to shoulder: | [fiil] omuz vurmak, sırtına almak, sorumluluğu yüklenmek, omuz una almak, omuzlamak, sırtlamak | |
| to shoulder one's son's debts: | [fiil] oğlunun borçlarını üstlenmek | |
| to shoulder one's way through the crowd: | [fiil] omuz atarak kalabalığı yarmak | |
| to shoulder the responsibility: | [fiil] sorumluluk üstlenmek | |
| to shoulder a liability: | [fiil] üzerine bir yükümlülük almak | |
| to shoulder the guilt: | [fiil] suçu yüklenmek, suçu yüklemek |